3 Mart 2015 Salı

Şampiyon?


Bundan çok uzak bir geçmişte değil, sadece iki yıl önce evde Digiturk ve tabii olarak Lig Tv, cebimde taraftar kartım ve kombine kartım, hafta içi futbol gündemi izleyip hafta sonu o gündemin içinde yaşarken; bugün evimde ne Digiturk ne Lig TV, cebimde ne taraftar kartı ne de kombine var. Ülkenin hafta içi ve hafta sonu gündemi futbola uğrasa da, benim gündemim son iki yıldır futboldan hayli uzak. 

En son ne zaman maça gittiğimi bile hatırlamıyorum desem biraz abartmış olurum belki ama konuyla ilgili hissiyatımı da abartmış olmam. 

Zaten hali hazırda üzerimize binen bir karanlık varken, o karanlığa karşı durmanın bir tezahürüydü tribünde olmak. Maç önü, maç sonu, daha sonraları adliye önü, duruşma sonu derken, hayatımızdaki futbol damarı kirli kana karıştı.Tüm bu kargaşanın içinde, durumu daha da karışık ve "kendilerine göreleştirmek" isteyenler çalıştı, çabaladı. O adamlar, dünyanın çeşitli bölgelerinde benzeri görülmüş lakin eşi görülmemiş rezillikte bir sistemle tribünleri boşalttı. Vaatleri, yaşanan gerçeklerin yakınından geçmiyor, semtine uğramıyordu. Bu sırada biz, sokakta, evde, taraftarlık kanadı kırık birer seyirciye dönüştük. Tam da onların istediği gibi. 

İstemediğimiz bir şeyi yapmıyoruz çok şükür. Gidip kartın kurdun köpeği olmaktansa, son yıllarda daha da derinden hissettiğim bir duyguyla yaşayıp gidiyorum ben de. O duygu ne mi?

O duygu, bolca ihanet soslu, yüksek ego yatağında sunulan çok pişmiş bir inanmışlık. 
O duygu, sesini, ciğerini, gözyaşını yâri, yardımcısı olsun diye ortaya koyduğun adamların satılmışlığı ve bu durumun hayal kırıklığı.
O duygu, futbolcuyu, sporcuyu, yöneticiyi değil; stadı, salonu, kale direğini değil, çocukluğunun Fenerbahçesini yeniden büyütme arzusu.

Her şeylerinden vazgeçtim; ali kıran başkesen yöneticilerinden, adaletten nasiplerini almamış hakemlerinden, ruhsuz forvetlerinden, her şeyden. 

Şimdi üzerime giydiğim bir formayla, içtiğim çayın bardağındaki armayla, 6 yaşımda kupa maçını kaybedince çıkardığım zonanın bacağımda bıraktığı iziyle mutluyum. 

Şampiyon, hep Fenerbahçe.