12 Haziran 2014 Perşembe

Hazırsanız, başlayalım.



Evde tadilat var, açılış maçına kalmış 1 saat.. Ustaları mı kovalarsın, maç izlerken ne yesek içsek derdine mi düşersin.. E. Hepsi. 


Günlerdir içimde pırpırlanan yaratığın yegane sebebi, oralarda bir yerlerde, adamların Brazuca peşinde koşacakları kilometreler.. Böyle söyleyince pek bir halt ifade etmiyor tabii ama, insan ömründe birkaç defa ağız tadıyla yaşanan Dünya Kupası şenlikle geldi bana.

İş güç konusunda hayatımda yaşanan değişiklik de, tam turnuvaya denk düştü, mis oldu! Bu demek oluyor ki bir ay boyunca kupa koşturmalarını yakından izleyip (Sanırsın ki Rio'da) hunharca konuşacağım. 

Haberin olsun.

Kendime not: Uzun zamandır kendine not yazmıyordun, iyi oldu. 


4 yorum:

  1. 47 ayın sultanı sayesinde yeniden yazını okuduk ya :) İyi ki geldi dünya kupası ;) Hoş geldin :)

    YanıtlaSil
  2. Ne güzel! İyi oldu bana da, daha da güzel olsun :)

    YanıtlaSil
  3. 2002'de El Hadji Diouf'un Fransa'yı yıkan golü vardı. 2006'da 4-2'lik Almanya - Kostarika maçı ve Philip Lahm'ın enfes golü. 2010'da sol kanattan kopup gelen Tshabalala....

    İlk maçlar genelde unutulmaz oluyor, çok heyecanlıyım!

    YanıtlaSil
  4. Bu maçı da unutulmazlar arasına yerleştirdi sağ olsun, Marcelo'lar, Oscar'lar, Japon'lar..

    YanıtlaSil