28 Mayıs 2013 Salı

Modern Times(!)



Memleketin ahvali ortada. Her yer yangın yeri, toz bulutuyken, bizim gibi "endişeli kalabalık" birkaç tane "has akil" adama ihtiyaç duyarken, tüm duyargaları kapalı yenileri hortluyor. 

Futbol ortamımız, futboldan başka her şeye kol kanat germek konusunda ısrarcı. Bilhassa oyunun ruhuna aykırı olan farklılıkları körüklemeye, kutuplaştırmalara, düşmanlaştırmalara ise ayrı bir özen gösteriyor. 

Bir tanesi çıkıyor inşallah'larla düşmanlığımız baki kalacak duası edip ebedi huzursuzluğun garantörlüğünü yapıyor. Öbürü çıkıyor, kulübündeki teknik direktör değişikliğinden sonra kendisine "eski hocanızın bu karardan haberi var mı?" diye soran gazeteciye tüm zorbalığıyla "Bu kulübüm başkanına bu şekilde bir soru soramazsın. Yapılan açıklamalarla yetineceksin" diyor. Bu açıklama, bahsi geçen eski teknik direktörün bir hafta önce kaybettiği kupa maçından sonra yaptığı basın toplantısında gazeteci ile dalaşmasından dolayı kendini aklayamıyor tabii. İki olay da birbirinden utanıyor. 

Bakıyor ki ortalık şenlikli, zaten tanıdığımız başka biri de, hukukun öyle böyle (!) işlediği bir konu için ağzını açıp "Onlar ceza alacak. Ben stadı nasıl dolduracağım?" gibi akla hayale sığmayan, samimiyetsiz bir sürrealite ile ucuz niyetleri ortaya koyuyor. 

Beyler, sizin üslubunuza ne oldu? 
Alıştığımız, insan ağızlar, insan lügatlar nerede? 
Siz topu görseniz gülle zannedecekken, nasıl oldu da ülkenin en köklü futbol kulüplerinin yönetimlerine geldiniz?

Bu sıra siyasete, sanata, toplumun "toplum" olarak eriştiği her yerdeki olan bitene ve bu olayların faillerine baktıkça içimden tek bir şey geçiyor: Pislik bizim içimize işlemiş, bırak hamamda yıkanmayı, hamam olsak geçmez!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder