14 Ocak 2012 Cumartesi

Sana Söz..



Bir şehrin ara sokağında yürüyordum. Saat akşam olmuş, günden kalan bir dolu cümle zihnimde. Kalabalıkların oturduğu bir yere takıldı gözüm, sola döndü başım. Yürüyordum. Durdum. Birkaç adım geriye bastı ayaklarım. "Kırmızı son dakika alt bantları" başka anlamlar ifade ediyordu aylardır. Gözaltılar, tutuklamalar, basın açıklamaları.. "Yine ne oldu" derken bir hastane önü, bir de "Şeytan" gördüm. Kaldım öyle o kalabalığın önünde. Onlar çaylarını içiyordu, ben göz tuzumu..

Adı anıldı mı, ben o şanı büyük marşı söylediğimde sıra ona geldi mi titrerdi içim. Çocukluğumdan beri.. Hem de "tanıdık olmayan ismi"nin anlamını sorgulamadan, hayasız bir art niyetle "kim"liğini deşmeden..

Yaşım büyüdü, bildim. Okudum, gördüm. İçindeki büyük Fenerbahçe'yi sevdim, daha çok da insanlığını.. Ben büyüdükçe, o da büyüdü içimde. Hele ki zor zamanlarda, varlığına tekrar tekrar şükrettim.

Geçtiğimiz bahar FBloggers'tan bizim çocuklar ziyaret ettiler onu.
Ben gidemedim.

Onların ziyaretinden sonra, bu bahar dizinin dibinde oturmak hayali vardı aklımda yalnız. İçimi titreten adını, gölgesinin altında içimden seslendirmek defa defa..

Bizim "baharlar gelecek" demememiz gerçek, o baharlar gelecek de, bizim, benim düşlediğim "onun gölgesinde bir bahar günü hayalim" şimdilik hayal olarak kalacak..

Sözümüz baki ve aleni; tıpkı Büyük Lefter Küçükandonyadis'le bir büyüttüğümüz aşkımız gibi. Bir gün, elimde sarı çiçekler, üzerimde lacivertler öpeceğim ellerinden.

Sana söz Büyük Kaptan, o bahar bir gün gelecek.

3 yorum:

  1. Futboldan hazetmeyen bir 'dişi' olarak, kendini bu işe bu derece kaptırmış bir başka 'dişi'nin kaleminden bu satırları okumak... Beni son derece heyecanlandırdı. Farklı insanları severim; içinden futbol fışkıran bir kadını ilk kez bu kadar beğendim. Çok duygulu ve futbol sevdası dolu bir yazı olmuş.

    Kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil
  2. Değerli yorumlarınız mutlu etti, teşekkürler.

    YanıtlaSil