5 Ocak 2012 Perşembe

"Ben bilmem, beyim bilir.."


Milliyet’te Mehmet Tezkan, köşesinin bir “köşesini” Hakan Şükür ve onun ekran tutkusuna ayırmış. “Bir milletvekili” olarak karşısına almış, yazmış..


Dün de, Mehmet Tezkan’ın sözlerinden çok daha büyüklerini Koala yazmıştı. Okumadan geçmeyin...


Mesele başka!

Mesele Hakan Şükür değil..

Eski futbolcu, taze milletvekili Hakan Şükür Lig TV’de yorumculuğa başladı ya..

TRT’deydi.. Şahane para alıyordu, milletin vekili olmak için bıraktı..

İkisi bir arada olmazdı, olmamalıydı..

Yorumculuğu önceki gün geri döndü, dün de ekrandaydı..

(Genel Kurul saatinde, 357 sayılı KHK görüşülürken, Şükür, Ordu- Fenerbahçe maçını izliyordu)

Dün görmüşsünüzdür.. Bu duruma karşı çıktım..

Niye mi?

Çünkü milletvekilliğini ikinci iş, ek iş haline getiriyordu..

Değerini düşürüyordu.. Değersizleştiriyordu..

Futbol yorumculuğunu milletvekilliğinin önüne koyuyordu.. Dünkü yazımda, madem bu kadar meraklıydın Meclis’te ne işin vardı dedim..

Okurlardan haklısın diyen de oldu, canım ne var bunda diyen de.. Art niyet arayan da..

*

Şunu söyleyeyim, mesele Hakan Şükür meselesi değil.. Bir milletvekilinin Genel Kurul saatinde başka yerde çalışma meselesi..

Özel sektörden ücret alma meselesi..

*

Bu konuda çarpıcı örnek var..

Yıl 2004.. CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce taze milletvekilidir.. Öğrenir ki Çankaya Balgat’taki Ömer Seyfettin Lisesi’nde Fizik dersleri boş geçmektedir.. İnce, eski Fizik öğretmenidir.. Şöyle düşünür.. Meclis saat 15.00’te çalışmaya başlıyor.. Sabahtan okula gidip ders veririm, öğlenden sonra da Meclis’e gelirim..

Vekilliğin dışında kamuda görev yapacağı için Anayasa’ya göre Meclis’ten izin alması gerekir..

Dilekçe yazar.. Ücret almadan ders vermeye talibim der..

Dönemin Meclis Başkanı Bülent Arınç karşı çıkar..

Şahane bir cevapla İnce’nin talebini reddeder..

Der ki: Öğretmen atamaları Milli Eğitim Bakanlığı’nın sorumluluğundadır.. Yani yürütme organının.. Bağımsızlığını korumak durumunda olan milletvekili, ücretsiz de olsa yürütme organının emrine giremez..

*

Meclis bu kadar hassas.. Hassas da ücretsiz öğretmenliğe bile izin vermezken, ücretli yorumculuğa nasıl ses çıkarmıyor anlamış değilim!..

*

Hakan Şükür’e birkaç sorum var..

Meclis’e ücret aldığı kurumu ilgilendiren bi düzenleme gelirse ne yapacak?

Yorum yaptığı kulüpler, futbolcular için bir karar alınması gerekirse?

Gündemde şike mevzuu var..

Üç gün sonra belki de bazı kulüplerin puanı silinecek, bazıları küme düşürülecek, bilemiyoruz..

Bu konuda ne diyecek?

Koskoca yorumcu ekranda, bana sormayın büyüklerim bilir diyemez herhalde.

(Gırgır yapmıyorum.. Hakan Şükür böyle dedi valla.. Şike olayları patlayınca futbolun içini en iyi bilen milletvekili olarak mikrofon tutuldu; ‘Ben bilmem büyüklerim bilir’ dedi)

*

Demem şudur..

Milletvekilinin aynı zamanda özel sektörde çalışması, para alması sakattır..

Benim bu bakışıma..

Bülent Arınç ne der acaba!

1 yorum: