1 Kasım 2011 Salı

Fail


Dün akşamki maçın özetidir bu fotoğraf..

Tüm "kasti faullere" karşı sağduyusundan eksilmeden, dimdik durabilen bir camianın fotoğrafıdır bu. Eskisi, yenisi, geçmiş zamanda küfür yiyeni, bugün ayakta alkışlananı, yerlisi, yabancısıyla sapasağlam duran bir camianın fotoğrafıdır bu.

Büyük Fenerbahçe'nin, bu fotoğrafta görünür olan ruhudur onu büyük kılan..
O ruh, küçük adamların görünür olan korkusudur yaşadığımız zamanda..

Karabükspor maçının bahsedilecek yanı yok, hepimiz izledik, kimimiz statta, kimimiz evimizde.. Maça "gönderilen" bir "hakemlikten nasibini almamış"ın tatminini izledik hep birlikte. Öfkelendik, o kadar ki, tepkisizliğiyle ünlü tribün bile kendini demirlerde buldu.. Bahsi geçense, o tribünün önünde yatan futbolcunun durumuna bakmaya dahi gitmekten korktu. O, maç boyunca korktu; faul çalarken korktu, tacı gösterirken korktu, korneri verirken korktu.. Ne hikmetse daha maçın başında, Telekom Üst'ten görünebilen, burnunun dibinde yaşanan pozisyonu yanlış yorumlamaktan(!), kartına davranmaktan korkmadı.. Sebepleri aklımızdan geçiyor, ağzımızdan dökülüyor sıklıkla.. Futbol cinayetinin faillerinin aslında birer "tetikçi" olduğunu söylüyor dilimiz, mani olamıyoruz..

Fail..

TDK'ya bakarsak "Eden, yapan, işleyen"..
Redhouse'a bakarsak "1. başaramamak; becerememek. 2. iflas etmek. 3. kuvveti kesilmek, güçten düşmek. 4. sınıfta kalmak; sınıfta bırakmak."..
Dün akşama bakarsak: TDK ve Redhouse'un anlamlı bileşimi..

Kendime not: Biliyoruz, fikstür berbat, futbol namına ne varsa memlekette an itibariyle berbat.. Lakin Fenerbahçe'yi Kadıköy'de "eksik" bırakmamak şart.. Kombine sahiplerinin, hatta özellikle onların yerleri boştu dün.. Gelin. Gelemiyorsanız yerinize birileri gelsin ve izlesin şu statta maçları, izlemekle kalmasın, bağırsın, sizden daha çok! Bu sözlerim de her ne kadar size söylenmiş olsa da(!) kendime not işte.. Anlasın anlayan..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder