4 Ocak 2011 Salı

"The Main Event!"


Sevgili günlük,

Çok şükür bugün de hayattayım. Dedim ya, açmadan gitmek yok bir yere. Saat kaçı gösterirse göstersin, tarihlerden ayın kaçı, mevsimlerden yazı kışı fark etmez, açmadan gitmek yok dedim, kaldım. İyi de yaptım. Hayattayım. Ama iki elim kanda da olsa açacağım.

Açacağım diyorum ama.. Ara ara birilerine açıp gösteriyorum. Kapatıyorum sonra. Müzikle gösteriyorum, müziksiz gösteriyorum, kalabalık gösteriyorum, basınla gösteriyorum, basmadan gösteriyorum.. Sonra da birileri çıkıp diyor ki “burada teşekkür edilmesi gereken kişi RTE’dir”.. RTE mi açıp gösteriyor orayı? Ben gösteriyorum hep! Buralar hep benim!

Bugün başkanlar geldi. Aziz de geldi. Kanım bayağı kaynadı ona bu aralar. Yıldırım da geldi, Sadri gelmemiş. Selam yollamış, sağ olsun. Bugün de onlara gösterdim. Gezdik, dolaştık. Bugüne özel bir playlist hazırlamıştım onlara. İlk ve son şarkısı “Şampiyonlar Ligi Marşı”.. Sözleri muhteşemdir, ben bayılırım. Liseli miseli değiliz belki ama “enternasyonel sözlere haiz” bu şarkıdan alıyoruz payımızı. Ne de olsa az titretmedik Avrupa’yı! Bu sefer de biraz onlara göz dağı olsun diye çaldım marşı, gezdirdim hepsini. Adeta bir beyaz şahin içinde camlar sonuna kadar açık sevdiğim kızın mahallesinden Cengiz nağmeleriyle geçer gibi geçtim Arena’da Aziz’in, Yıldırım’ın önünden.. Baktılar baktılar.. Gülümsediler hep. Biliyorum imrendiler. Arada bir iki ses çıktı “bu stad Türk futbolunun önemli eserlerindendir, Türk futbolunu yükseltecektir, belki yalnızca Galatasaray’a mal edilmemelidir” diye.. Duymamış gibi yaptım. Tıpkı bir yetkili RTE’li cümlesini kurarken sağa sola baktığım gibi sağa sola baktım yine, müziğin sesini açtım!

Bu aralar benim “The main event”im de bu, tıpkı CL marşında söylendiği gibi. Sanki tutup tutup milleti kiralık evime getiriyor, renkli televizyonumu gösteriyorum Almanya’dan aldığım, öyle de bir haz duyuyorum. Ha bir de bu akşam Aziz’lerin yaramaz oğlanı kaptık, Adnan da mutlu ben de. Ağzımız kulaklarımızda. Yarın da bi’ koşu gidip bu tatlı afacana göstereceğim yine CL marşıyla, görsün bilsin, anlasın nereye geldiğini.

Saat 20:45 oluyor, yarına iş çok! Hem biçer döver hem de defans olarak kullanabileceğimiz bir çocuktan bahsettiler bugün. Bir de ona bakıp uyuyayım artık. Öperim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder