22 Aralık 2010 Çarşamba

Günlük Pastörize Zaferler


Aylar önce kendi kendime söylenerek yazdığımı hatırlıyorum bu yazıyı. O yazının üzerinden ne zamanlar, ne 90 dakikalar, olaylar aktı, gitti. Lakin dilimde hep aynı "kekremsi" tat.

Şakacı komikçi gibi görünse de bu giriş, "kekremsi"yle "ağlak edebiyatı" yapmaya kalksam da derdim başka. Olan oldu derler ya biraz, olan oldu noktasındayım ben şimdi söz konusu Aykut Kocaman olduğunda. Bir zihniyet değişikliği arayışı, kabus gibi bir sezonun, yönetimin ve teknik ekibin facialarının ardından, adeta elde patlayan şampiyonluk çok daha fazlasını vaat etmedi aslında bize. Benim gibi "Zico sonrası küskünlük" sendromundan kurtulamayanlar için çok da yakın takipte izlenmedi olan bitenler ama can yandı tekrar tekrar, yanmaya da devam ediyor.

Geldiğimiz nokta, bir sezonun ilk perdesinin kapandığı yer.
Geldiğimiz nokta, Anadolu'da uyanan "ben neden yapmayayım ki"ci iştahın göbeğinde lig üçüncülüğü.

Ama bu noktaya gelene kadar, yolda verilen kayıplar, istikrarsız çırpınışlar, Avrupa'da valiz toplamalar, Türkiye Kupası'nda havlu atmaya yüz tutmalar.. İşte bunlar da cabası..

Umudumu inatla diri tutmaya çalışıyorum ben. Bu çaba, takıma duyulan aşkın yanında hiç denebilecek bir boyutta şüphesiz, fakat çabalıyorum yine de. Çünkü herkesin vurmak üzere elini kaldırdığı, tekmesini hazırladığı yerde inandığım her şeyi yerle yeksan eden ben olamam. Ama yanlışı söylemeden de duramam, ihanetin büyüğünü ben yapmış olurum kendimi tutarsam.

Bu derin sessizlik her şey yolunda demek değil. Aksine Fenerbahçe camiasındaki bu derin sessizlik, bir açılırsa ağızlar ipin ucu kaçar, darmadağın oluruz korkusunun vücut bulması. Ha rakiplerin çok da parlak olmayan seyirleri de sessizliği anlamlı kılıyor, kılmıyor değil. Ama en nihayetinde beni bağlayan rakipler değil. O yüzden de tiz çığlıklar gibi tırmalıyor bu sessizlik beni..

Türk Spor Tarihi'nin en önemli uluslararası başarılarından birinin alındığı günün ertesinde, başkaları gibi gözümü yumup ağzımı açamıyorum ben, üzgünüm. Tek bir şey biliyorum; futbolun sorumlularını ararken, öte yandan günlük pastörize başarılar değil, uzun vadeli istikrar istiyorum.