13 Ekim 2010 Çarşamba

Hem Ziyaret Hem Gol Atalım(!)


Dünün gündemi beni resmen sarhoş etti. Günlerdir pompalanan Fenerbahçe - Batman maçı bir yandan, günlerdir bombalanan Türk Milli Takım'ının Azerbaycan'la oynayacağı maç başka bir yandan bindi tepeme.Sinirlerim alt üst oldu, sakinleştim nihayet de öyle yazıyorum bu yazıyı.

Batman'da oynanan maçın iyi - kötü birçok yüzü var ve ne yazık ki kötü yüzleri ağır basıyor iyileri yanında. Maçtan önce kulüp cephesinde ve medya tarafında yaratılan hava açıktı; Batman'a gidip maç yapan ilk "üç büyükler" üyesi olmak istiyordu Fenerbahçe. "Bir şeyler denk düşmüş", milli maçlar için lige ara verilmiş, Nihat Özdemir'in şirketinin bölgede, Siirt'te baraj yapası gelmiş, Maliye Bakanı'nın köyünü göresi, o arada da Fenerbahçe formasını sırtına geçirip birkaç dakika koşası tutmuştu. E bunca tesadüf (!) bir araya gelince de Aziz Yıldırım toplamış çocuklarını, yollara dökülmüştü..


Bu yollara dökülmenin tek güzel yanı, yani o bahsettiğim iyi yan şu; bölgede yaşayan ve gerçekten İstanbul ya da başka bir kentte tuttuğu takım olan Fenerbahçe'yi çıplak gözle izleme şansı olmayan taraftarın o zevki 90 dakika boyunca yaşaması.. "Mabed" dediğimiz stadlarımızda maç izlemenin nasıl bir ayrıcalık olduğunu, bazen eylemin sıklığında ıskalayabiliyoruz biz.. Ama tatmayan bunun lezzetini bilemiyor ne yazık ki. Bu açıdan takdire şayan bir hikayedir belki bu, kabul.. Önce bu iyi yandan, insanların yüzünde, gözlerindeki o samimi tebessümlerden bahsettim ki yazının devamını içimden geldiğince karartabileyim!

Her ne kadar toz pembe bir tablo çizemeyecek kadar olan bitenden haberdar olsam da, bu maça kadar yapılan tüm haberlerde, Batman'ı da içini alan o bölgeye karşı "ötekileştirmeye yakın" bir tonda konuşuldu Fenerbahçe'nin ziyareti. Uzun cümleler kuruyorum, evet. Ama açıklayabilirim!

"Fenerbahçe taaa İstanbul'lardan kalkıp (!) Batman'lara gelip orada bir maç yapacak, düşünsenize, ne büyülü" bir mesele bu.. Büyülü olmasına büyülü de bu denli büyütülecek bir hadise de değil hani! Alt tarafı memleketimin bir köşesi, gidilir maç yapılır, gelinir. Keşke her takım, her lige verilen arayı böyle keyifli organizasyonlarla değerlendirse de hem taraftar fazladan maç izlese hem takımlar kendilerini bırakmasa, gevşemese..

Kullandığım bu "ötekileştirme" tabiri, bilhassa bölge açısından farklı bir önem ve hassasiyet taşıyor elbette ama kastettiğim şeyin ne olduğunu açıkça ifade ettiğimi düşünüyorum; ha Samsun'a gitmiştir Fenerbahçe ha Iğdır'a, Burdur'a.. Bu "ötekileştirme" söylemim, ne yazık ki bir "lütufmuş" gibi gösterilen harekete iğneleme, başka da bir şey değil..

İşin bir de "ticari" yanı var elbette, onca yolu "ne yazık ki" babalarının hayrına tepmedi birileri, yani insanlar sadece Fenerbahçe izlesin diye gidilmedi Batman'a. Nihat Özdemir de en tepesinde yer aldığı Limak Holding'in Siirt'te inşa etmeye hazırlandığı hidroelektrik santrali üzerine açıklamalar, konuşmalar yaptı o arada. Maliye Bakanı, Batmanlı Mehmet Şimşek de bu işin organizasyonuna adını altın harflerle yazdırmıştı sonra, mühimdi, o da konuşmalar yaptı. Yetmedi, Batman Petrolspor ve Fenerbahçe formalarını giydi, sahaya indi.

Her zaman futbolun hayatın ne kadar içinde olduğunu, yaşadığımız, karşılaştığımız ne varsa onunla mutlaka ilişki içinde olduğunu söylüyoruz ya, işte o sebeple futbol siyasete de değiyor biraz. Lakin bu denli "ilişkiye girmesi" değme'nin ötesine geçiyor, zurnaya da bana da zırt dedirtiyor!

İşin ucunda ne olursa olsun, o formayı bir siyasinin giyip de maça çıkmasını benim aklım çok da kesmiyor, almıyor. Görüşü, konumu ne olursa olsun kimse, o formayı hak etmiyorsa giyip de benim futbolcumla aynı sahada koşamaz, bu kadar basit. Hiç değilse "en yalın taraftar halim" bunu söylüyor bana.. Ve eminim, hangi rengin tarafında olursa olsun birçok futbolsever de benim baktığım yerden bakıyor konuya, benim gibi düşünüyor..

Sözün özü, bende kredisi artık 'B-'lerde dolanan kulüp yönetiminin birkaç puan daha gerilemesine sebep bir hamle oldu bu Batman maçı. O sahici tebessümler de yetmedi puan yükseltmeye!

Ha bir de otobüs taşlama mevzusu var, ona hiç girmiyorum.. O besbelli ki bu "nispeten güzellikler"in bozulması maksatlı, kastî bir faul..

Okura not: Milli takım üzerine de konuşacak Aslı. Bıyıksızlar'da salınacak o yazı da.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder