13 Ekim 2010 Çarşamba

"Çok fazla.."

Daha öncesi de olduğuna eminim. Ama geçtiğimiz Nisan'da bir maç sonu röportajının arkasından yazmıştım bu adamın ne kadar dolduğunu, buna rağmen nasıl insan tepkiler verdiğini ve "o" adamlara göre fazla "adam" olduğunu..

Ntvspor'un Arda'yla Almanya'da yapmış olduğu söyleşinin sonunu ağlayarak getirdim ben, itirafsa da itiraf. "Çok fazla ilerledi bazı şeyler" deyişiyle birlikte dişlerinin arasında ezilen, göz kapakları arasına sıkışan diğer sözleri işitmek o kadar da zor değildi..

"Bir şey yapamıyorsunuz, bir şey söylettirmiyorlar.. Şerefsizlik diz boyu.."

Bir insanın dünyasını böyle dara sokmak kimsenin hakkı değil.. Ne ekmeğini siz veriyorsunuz bu çocuğun, ne suyunu.. Ama hala konuşmalarının arkasından Sergen Yalçın telefonla yayına bağlanıp "ilişkisini göz önünde yaşamamalı" diyebiliyorsa nafiledir Arda'nın lafı sözü, gözünün yaşı.. Şerefsizlik hala diz boylarında seyretmektedir ne yazık ki!

Bu memlekette senelerdir insanlara tam olarak "çemkirmekle" prim yapan karakterlerden(!) biri belki de en büyük zaferine ulaşmıştır bugün. Dün akşam milli maç sonrası çirkin bir "kafası güzel"likle kameralar karşısına geçip futbol konuştuğu algısı yaratma çabası ve yanındaki elemanların -ki biri sahiden sonsuz saygı duyduğum adamlardan biridir- durumu örtbas etme kaygısı, sahiden buralarda "bazı şeylerin çok fazla ilerlediğine" işarettir.

Buna izin vermeyin artık. Yıllarını, emeğini, terini, nefesini bir şekilde işlerine dökmüş insanlara, kim olurlarsa olsunlar, ister futbolcu, ister şarkıcı, oyuncu, böyle adiliklerle örülü yıpranmalar hediye etmeyin.

Sorarlar adama, sorarlar da.. Meydan o kadar boş, eşek o kadar yularsız ki..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder