9 Ağustos 2010 Pazartesi

Geri Dönüş Lafları..

Pause dedik, yokuz dedik de öyle çok da uzaklaşılmıyor işte. Maçlar izlendi, sinirler hop kalktı hop oturdu falan.. Şurada neredeyse 10 gündür ortalıkta görünmüyor olsak da "biz daha ölmediiiğk!"

Biz daha ölmedik ölmesine ama bu tamamen bizim inadımızdan! Çoğul konuşmayı da bu cümle itibariyle bırakıyorum. Fenerbahçe, Sergen Yalçın'ın kendi ismini taşıyan albümü "Yonkboyz"a paşalar gibi yenilerek Şampiyonlar Ligi'nden oldu bi' güzel. Ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi yani.. Böyle ballandıra ballandıra anlatıyorsam da sebebi var!

Sen deplasmanda dağınık ama yine de Aykut'un deyimiyle "avantajlı" bir skorla evine gelmişsin. Maç sonu açıklamaların "biz her türlü dersi aldık, alacağız da aĞbi, tur bizim"lerle dolu olsun. Sonra sahada krampon topla! Olacak iş değil! Hani oluyorsa da böyle rezil bir oyun, hayırlı Fenerbahçe'nin bir üst turda olmaması, en başta adil değil bu durumun aksi. Tak tak tak pasını yapan, dengeli oynamayı becerebilen "Gençler" durumu paniklemeden öyle güzel kotardılar ki, tertemiz hak ettiler. Olmaz ya, Tottenham bile inceden dizlerini titretebilir onlar karşısında. Bizden geçen davanın yasını tutmayacağım, Fenerbahçe'ye geri dönüyorum o yüzden.

Fenerbahçe'de bir arıza var. Birden çok arıza var ya, temel bir sorun var ama bu çok bariz. Nedir, henüz kestirebilmiş, keşfedebilmiş değilim. Takımın havası, asidi kaçmış kola içiyormuşum hissi veriyor her izleyişimde. Zico paketlenmesi itibariyle -ki başka bir tanım bulamıyorum- oldukça mesafeli yaklaştığım hamleler dolup taşıyor Fenerbahçe Spor Kulübü'nün futbol şubesinden. İyi hoş ama kendine derman bulamaz Aragones'ten, yine yeniden başa getirilen "dilek ağacı" Daum'a kadar her şey falso! Son hamle, yani Aykut'un takımın başına paldır küldür getirilmesi, hem de bunun tam aksinin bağrıldığı bir sürecin arkasından Aykut'un teknik direktörlüğe getirilmesi bana sıkıntı veriyor. Bana verdiği sıkıntıdan geçtim tatsız, huzursuz bir ortama sebebiyet veriyor ki o daha mühim. Bence çok daha zor günler bizi bekliyor.

Dün akşam Beşiktaş maçını izledikten sonra dedim ki kendi kendime, kimi izlemek istersin bu yıl tribünde? Açıkça söylüyorum, bu yıl "spor olsun" diye oynar Fenerbahçe, ben de içim kan ağlayarak giderim Kadıköy'e, tamam. Ama olur da takılmadan tökezlemeden yürür, şimdiki oyununun üzerine de koyarsa Beşiktaş, İnönü'de izlerim ben maçlarını. Bu da böyle biline!

Kendime not: O siyah formaya da tav olmadın değil ama değil mi?

5 yorum:

  1. Play'e basmana sevindim...

    Aziz Yıldırım'a göre bu takımda yürüyerek şampiyon olur ki transfer yapılmıyor.

    YanıtlaSil
  2. Teşekkür ederim. Aziz Yıldırım'ın adı "hata" olmaya başlıyor artık iyice..

    YanıtlaSil
  3. o siyah formayı atv farkıyla izlediğin için sevmiş olabilirsin:)

    YanıtlaSil
  4. ama herifler harbi yonkboyz lar heee,
    hemen fm de yonkboyzla bir start verdim,
    canım şampiyonlar ligi kupası çekti de :)

    YanıtlaSil
  5. @Marat, elbette Atv farkıyla izlediğim için bu kadar büyülendim. Bir de o "Zapatoçniiyy" var ki, sahiden ayaklarımı yerden kesiyor. :)

    @umituymaq, Yonkboyz'u ben de sevdim, bundan sonra takip ederiz artık "kısfmetse". :)

    YanıtlaSil