9 Temmuz 2010 Cuma

Ele Güne Karşı Yapayalnız...


Tadım kaçmıştı zaten. “O” gece, sokaklarında şarkılarla yürümeye alıştığım caddenin tüm vitrinleri içimde kırılmıştı. Bugün, biraz daha yandı canım. Hani, artık daha fazla yanmaz dediğin yer vardır ya, işte ben orayı çoktan geçtim zannederken, baktım ki henüz görmemişim orayı. Bugüne kadar.

“Telsim” başkadır benim için. Adımımı attığım anda, o herkesin bildiği Aslı’yı dışarıda bıraktığım bir yerdir orası artık. O merdivenler, koltuklar, hatta duvarlar hepsinin anlatacak onca şeyi vardır da bir dili yoktur, işte öyle bir şey! Önce CK, sonra komşu Vamos Bien, bugünse benim de içinde yer aldığım ve varlığından tıpkı Fenerbahçeli olmak kadar gururlandığım 1907 UNIFEB’den bir açıklama geldi; biz artık tribünde yokuz.

Bu şu demek, futbolcular sahaya çıkarken saha içi kameraları tribünleri taradığında siz sağ tarafta, kale arkasında sarı polarları içindeki o coşkulu, pırıl pırıl gençleri göremeyeceksiniz. Futbolun sadece “spor” olmadığından bahsettiğiniz anlarda, gözünüz “tribün şovu” aradığında kale arkası sessiz sakin kalacak.. 90 dakika takımına sesi, nefesi, teriyle destek olan o insanlar, grup olarak orada olmayacak artık.

Duygusala bağladın Aslı yine, romantik yapma” diyene çelme takarım, burnuna vururum. O adamlarla omuz omuza duran bendim çünkü “santrada”, neredeyse on saat süren yolculuklarla İstanbul’dan Ankara’ya 6 otobüsle giden bendim, o yüzden bağlarım her türlüsüne!

Hadi beni geçtim, binbir emekle, aşkla elindekini, avucundakini, yüreğindekini döken öyle güzel insanlar tanıyorum ki bu oluşumda ve elbet CK'da, Vamos'ta da.. Belki bu kararla, grup olarak maçları izlemeyecekleri gibi, onların büyük kısmı stada da gitmeyecek, çünkü biliyorum, haksızlıklara tahammül edemeyenler çok.. İşte o adamların içi yanacak ekran karşısında, adım gibi biliyorum!

Geçtiğimiz sezonun son maçı, Fenerbahçe'm için çirkinliklerin başlangıcı olmasın tek dileğim. Saraçoğlu’nda da Demet Akalın, Bengü falan çalmasın artık devre arasında Maraton Alt çekirdeğini çitletirken. MFÖ söylesin de dinlesin tribünlerin en şereflisi, duyanı duymayanıyla: Ele güne karşı yapayalnız, böyle de olmaz ki!

Fotoğraf:NKÜ UNIFEB'den, manevi okulumdan canlar..

3 yorum:

  1. daha bundan 2 sene önce tüm üyeleri ile birlikte Ali Koç önderliğinde başta anıtkabir ziyareti olmak üzere çeşitli organizasyonlara imza atan bu grubun sessizliğinin uzun süreceğini sanmıyorum.. hem daha çok yakında standartları bozacak transferimizi ligin ilk maçında tribünlere çağıracak bu grup.

    YanıtlaSil
  2. Bahsettiğin organizasyonlar her yıl yapılıyordu, bu yıl da yapılacaktır eminim. Bu tepki, yalnızca tribün faaliyetlerinin durmasını doğurmuştur. çok yakından bildiğim için söylüyorum ki, tepki yaptırımlar oluşturana kadar da sürecektir. Çok isterim ben de onları yeniden tribünde görmek, tüm ahenkleriyle, ben de önceden olduğu gibi aralarında, yan yana onlarla olmak.. Ama zor. İsteğim de "biz yokuz" dedikten iki gün sonra dönmemeleri zaten. Amaçlanan yere varmalarını istiyorum her birinin..

    YanıtlaSil
  3. alınan karar, üyelerin korunması adına alınmış olan tribün faaliyetlerini(pankart, koreografi, ürün, toplu olarak bulunma) malum durumun ortadan kalktığı gözlemlenene kadar durdurmak olmuştur. 1907Unifeb geleneksel olan aktivitelerine devam edecek, malum durum düzeldiğinde geri dönecektir. Malum durum ise transfer v.b değil, insanların ellerindeki gücü sırf kendi kıçlarını kurtarmak icin adaletsizce kullanmasıdır.

    YanıtlaSil