22 Haziran 2010 Salı

Uruguay - Mexico!


Şu maçların aynı saatte oynanması işi hiç güzel değil bi' kere. Yani futbol ne zaman tatsızlaşır sorusuna yanıt anlarından biridir bana kalırsa maçların eş zamanlı yayınlanması. Açıkça söyleyeyim, bu son grup maçlarından gram tat almayacağım. Ha bugünkülerden aldım mı? Tabii aldım. Hem malzeme hem hadise güzeldi çünkü!

Ben hiç şüphesiz grubun en zevkli maçlarını bize izleten Uruguay – Meksika maçını seçtim izlemek için. Raymond’ın o meymenetsiz yüzünü görecek halim yok yani. Futbolun en itici yüzlerinden biri bana kalırsa. Farkındaysanız bıraktım “vukuat”larını, sadece tipine oynuyorum adamın.

Gülcemaline saatler harcanabilir Lugano’mu ve en az onun kadar "şirinşeker" Dos Santos’u izledim uzun lafın kısası. Maçta tek gol oldu, güzel de gol oldu. Golü bulduktan sonra her ne kadar rahatlamış da olsa savunmayı bırakmayan Uruguay gol yemedi, rakibini kontrol altında tutabilmeyi başardı. Fazla yormadı, yorulmadı. Zira 1-0’lık skor bile bu iki takımı gruptan çıkarmaya yetti de arttı.

Suarez beni sürekli “kararsız” bırakan bir oyuncu, iyi mi kötü mü nedir bilemiyorum yani. Bazen öyle akıllıca işler yapıyor bazen de o kadar saçmalıyor ki, “çıkar git o formayı ya” diyorum. Forlan ilginçti bu maç yalnız. Sanki görünmez oldu, gezdi. Bu görünmezliğin kimseye bir faydası olmadı ama yani. Sahada dinlendi diyebiliriz. Ya iyi marke ettiler bu adamı, 3 kişi birden bastılar ya da o rölantiye aldı kendini, sezdirmeden takıldı maç boyunca. Ne olursa olsun, Diego Forlan sevdiğimiz bir topçudur tabii, ben söylerim bir şey söylenecekse, siz aleyhinde konuşmayın rica ederim.

İtiraf da edeyim hadi, maç öncesi S. İle iddaa oynadık. Onu da yaktım, kendimi de. Daha doğrusu onu ruhsuz Fransızlar yaktı. Ben dedim ki son maç, malum. Hazır Fransa bu kadar karışmış ve Fransız kamuoyu duruma okkalı tepkiler verirken, bu adamlar gaza gelir, Ribbery’dir, Cisse’dir, biri atar da golü bulurlar, hiç değilse kendi vatandaşlarına affettirirler kendilerini dedim, Fransa’ya oynadım. Ama içten içe de ev sahibi olması sebebiyle gözler üzerinde bir Güney Afrika var, adamlar belli ki son maçlarını oynuyorlar, onlar da Afrika kıtasını mutlu edebilmek için asılacaklar maça diye düşünüyordum.

Koca Afrika kıtası, hele de Fransızlara “fazlasıyla dolu” Afrika bırakır mı maçı, alır hıncını. Bunu, kuponu hazırlarken düşünemedim tabii. Ama fakat lakin, ikimiz de üzülmedik bu skora, bir de 10 kişi kalınca Fransa, daha bile sevindik hatta. “Şimdi onlar düşünsün!” de dedik Fransa milli takımına el sallarken.

Kendime not: İyice "ciciş" oldun sen be, ne o öyle "şirinşeker" falan?? Adam gibi izle şu maçları!

2 yorum:

  1. haha :) Fransa konusunda iddaa düşüncelerimiz bire bir aynı olmuş :) Bunu düşünen tek ben miydim diye kara kara düşünürken mutlu oldum bir anda :)

    YanıtlaSil
  2. sen de yandın yani benim gibi? :)
    ben de sevindim yalnız olmadığıma.. :)

    YanıtlaSil