23 Haziran 2010 Çarşamba

"Messi görmüş masum Karagounis"


İnsan gazla çalışan bir yaratık. Bunu Afrika 2010’u izlerken biraz daha yüksek sesle söylemeye başladım. Futbolcuların kalitesini elbette tartışabilir, konuşabiliriz. Ama böyle turnuvaları biraz da teknik direktörlerin belirlediğini düşünüyorum ben. Bir ulusal takımda, farklı birçok takımda forma giyen, ülkenin en yetenekli oyuncularını bir araya getirip koordine etmek, yönetmek meziyet isteyen bir iş. Tabii burada da teknik direktörlerin “yöntem”leri ön plana çıkıyor. Kimi ağırlığını koyup emirlere boğuyor oyuncusunu en diktatör kılığıyla, kimi onlardan biri oluyor antrenmanda, maç sırasında.

Maradona, biraz da o sahadaki adamların yerinde olma şansına erişmiş bir adam olduğundan sanki bu işin üstesinden pek de güzel geliyor. Raymond gibi "höt-zöt ve bi' o kadar kof" hallerden uzak. Kadrosuna dil uzatmak da pek kolay değil. Aksamalar olsa da takım bunlara direnmeyi şimdilik biliyor. Kanımca şu anda turnuvanın mental açıdan en iyi durumda olan takımı. Bunda aldığı galibiyetlerin payı şüphesiz var, fakat baskın faktör bence Maradona’nın turnuvanın başlamasıyla birden değişen vizyonu. Adam takım elbiseye girdi, bi şekiller falan! Son sözüm, işin şakası…

Yunanistan içimi bayıyor, yemin ediyorum. Yani şu memlekette onları benim kadar seven az insan bulursunuz ama Avrupa Şampiyonu olmasına oldun da, iki gram bir şey koyaydın arkadaş o takımın üzerine, “futbolcu koydum” deme bana, mantığı değiştir biraz derim sana! Defans defans, ölümüne defans.. Artık maçı attıkları golün kazandırdığını unutmuş neredeyse takım, neredeyse maçı santranın sadece bir cephesinde oynayacaklar sanrısındalar!

Karagounis’e getirmek istiyorum sözü. Bu adamların hepsi bizimkilere benziyor da bu adam daha bir benziyor hepsinden. Hali, tavrı, yürüyüşü, mimikleri falan. Sevmiyorum sevemiyorum ama. Bir de bugün “Messi görmüş masum Karagounis” hali vardı ki tadından yenmezdi sahiden, yemedim ben de ama bolca güldüm. Her top durduğunda Messi’nin yanında bitip sataşmalar falan. Şortunun cebinden “afyon”unu çıkarıp “açılı emo fotoğrafı” çekecek diye korkmadım dersem yalan söylemiş olurum!

0-0 biten ilk yarıdan sonra ikinci devre başlarken Arjantin’in Yunan oyunculardan sonra sahaya hep birlikte çıkması bence birçok şeyin göstergesidir. Bu adamlar sahiden inandıkları bir yerdeler, birbirlerine ve kendilerine inanıyorlar, takım olmuşlar. Yine Maradona’ya getirmeyeceğim lafı, korkmayınız.

Messi güzelliklerin habercisidir. Bu maçtan sonrası biraz da onun maharetlerini gösterecektir biz fanilere. Dilerim goller atsın, ayağından geldiğince!

Nijerya – Güney Kore maçı... Aslında her ne kadar gruptan çıkmasını istediğim iki takım çıksa da gruptan Nijerya’ya yanmıyor değilim. Özellikle Yunanistan’a kaybetmeleri hala yara içimde, ölsem unutmam herhalde. Yine söylüyorum, bu turnuvada çok söyledim bunu ama “olmadı mı olmuyor.”

Şimdi eşleşmeler belli; Arjantin – Meksika ve Uruguay – G. Kore.

Gönül şiddetle Arjantin ve Uruguay diyor ama.. Kimi seçsem diğerinin hatrı kalıyor.

Kendime not: Bugün bile 14:30 maçı yok diye bir boşluk hissettin ya, final maçından sonra salak salak dolanacaksın ortalıkta boşluktan, haberin var değil mi?

15 yorum:

  1. çok ilginç, önce "2.30'da maç mı olur lan, efendi gibi uyuyamıyoruz" diyosun, sonra da o saatte maç olmayınca boşluk hissediyorsun. aslında biraz dayaklık bi tavır ama dünya kupası, naapalım. bu kadar naz-kapris de olsun.

    yunanistan'ın da allah...

    YanıtlaSil
  2. haha nerede şikayet etmişim ben uyuyamamaktan? :))
    evet, doğru biraz çekişik bir durum kendimle, ama "DK aşkı bambaşka"! ;)

    YanıtlaSil
  3. yaa, yok ben onu genel söyledim. biraz da kendim için :) tutup sana çemkircek halim yok dimi bu şekilde :)

    YanıtlaSil
  4. ben de kendime söylüyorum bunu diye, üzerime alındım bir anda sanırım. :)) söylüyorum yani çünkü ne yapayım.

    gerçi "söylüyordum" demem lazım, artık yoklar, malum. RIP 14:30 maçları!

    YanıtlaSil
  5. aynen. şu anda 14.30 maçı yerine arada yağmur gönderen gri renkli şeylere bakıyorum mesela. muhtemelen sen de.

    YanıtlaSil
  6. aynen. kaçınılmaz. korkmak da cabası.

    YanıtlaSil
  7. o zaman bu vesileyle maç tahminlerini de alayım. nolur, kim çıkar gruplardan?

    YanıtlaSil
  8. Dün Fransa benim canımı yaktı bu tahmin konusunda ama bilemiyorum. Az önce yazdım yine bir yerde, USA alır. Slovenya - İngiltere maçı riskli.. Ama ingilizler alır herhalde artık. son grup maçlarında çok az maç vermişler bugüne kadar. Aus - Sırbistan maçı da riskli maçlardan. Ya beraberlik çıkar oradan ya da Sırbistan kazanır diyorum ben. Cahill oynayacak ama galiba bu maç. Gana - Almanya maçında Almanya zorlanır ama kazanır gibi duruyor. Klose'siz durum nedir bilemiyorum tam olarak.
    Yani Almanya - Sırbistan, USA - İngiltere çıkar diyorum, her ne kadar istemesem de..
    Slovenya ve Gana'da kalacak aklım.

    YanıtlaSil
  9. maddeliyim ben.

    1. ingiltere beter olsun. şu büyüklerin adam gibi oynamamasından nefret ediyorum. ingiltere'yi tutan arkadaşım var, o bile "elensinler abi, belalarını versin" çekiyo.

    2. gana'nın balı bitsin. tamam koşuyolar ediyolar da, oyun moyun yok. 2 penaltıyla buraya geldiler. hele o tagoe'ye kafa göz dalasım var.

    3. bişey olsun da avustralya çıksın yav, hadi be futbol tanrıları:/

    YanıtlaSil
  10. Şiddetle katılıyorum ben İngiltere konusunda. Ama Afrika bir şeyler yapmalı, olabiliyorsa da Gana yapmalı. Appiah faktörünü es geçemiyor gönlüm.

    YanıtlaSil
  11. afrika evet, bi takımları olsun (ki olacak gibi) 2. turda ama, yani hakediyolar diyemeyiz-gana için yani. o biraz kasıyor. dün de bi istatistik okudum onla ilgili kaç yıldır en az bi tane afrika takımı çıkıyomuş 2. tura. 5-6 kupadır filan.

    YanıtlaSil
  12. bu resimdeki karagounis değil ingiliz turiste sultanahmeti tarif eden, cemil usta bizim (kuran çarpsın ya) elini bilekten büküşünden tanıdım, -messi deki o "nooluyo" bakışına rağmen- artık ne anlatıyorsa belli ki susturamıyor kendini karagounis...

    futboldan ziyade bariz yol tarifi ambiansı var kadrajda...

    YanıtlaSil
  13. :)) bu yorumu cep telefonumdan okudum dün, insanların ortasında kahkaha attım, şimdi yayınlayabildim ama, gecikme için özür öncelikle. Karagounis böyle bir adam işte, "sokaktaki adam", "bizden biri".. :)

    YanıtlaSil