8 Haziran 2010 Salı

Geçen Haftaya Bak...



Sessiz sakinim bu aralar, mevsim kadar da kararsızım. Buraya gelip gidiyorum, izliyorum da benimle birlikte kimler gelip gidiyor diye. Merak etmeyin.

Haziran sükunet içinde başladı CSD için. Bir söyleşi gerçekleştirdim ve bugün onun deşifresini yapmak üzere ses kayıtlarımı açmaya çalıştığımda söyleşi boyunca bir dakika bile kayıt almadığını görünce aletin, cinlerim tepeme çıktı, ağladım sinirden. Telafi edeceğiz bunu bir şekilde umudundayım.

Öte yandan geçen hafta, bir kısa film çektik bu sessizlikte, üç kafadar kendimizi hayli eyleyen bir işe kalkıştık.
Kupa heyecanı damarlarımıza yürüdü sonra.. Bir de şehre yakın bir 24 saat geçirdim şehirden uzakta, huzurlu...


Ama geçen haftaya bir daha bakınca...

NBA final serisinin ilk maçında yaşadığım "sıkıntı"yı, ikinci maçında yaşadığım "coşkuyu" görüyorum..
Sonra benim iki favori kadın tenisçimden biri olan Francesca'nın zaferini, tüm samimiyetiyle Fransa'daki sevincini görüyorum.

Gördüklerim güzel.
Yakında Dünya Kupası sesi çıkarmaya başlarım.
Siz de gözünüzü yakınlarda tutun.

Kendime not: Nadal'ı sevmiyorsun diye, başarısına da değinmiyorsun ya, pes!

1 yorum: