20 Haziran 2010 Pazar

Geçen Güne Kısa Kısa...

Su kaynamaya yüz tuttu. Son maçlar öncesinde gruplar kızıştı, tam da benim sevdiğim kıvama geldi atmosfer. Tonlarca iş arasından, gözümün ucuyla da olsa izleyebiliyorum şu maçları ya, kendimi öpüyorum bunun için, her gün!

İngiltere sürpriz olmaya devam ediyor. Takımdaki kopukluğu görmek içinse göze ihtiyaç yok. Sahadaki huzursuz halleri, belki de içeride bir şeylerin yolunda gitmediğini söylüyor. Capello da Rooney’nin fizik açıdan hazır olduğunu ancak mental olarak sıkıntı çektiğini bu nedenle de gol kaydedemediğini söylemiş. Be Capello demek geçiyor içimden, bir tek kanımın zerre ısınmadığı Rooney mi var senin elinde İngiltere adına gol atabilecek? Şaşarım yani.. Bir de bunun üzerine kupadan futbolcuların çekindiklerini, inanılmaz stres altında olduklarını söyleyen Capello’yu Gerard da desteklemiş, olan oldu, bunu değiştirebilmek için son şansımız demiş, baskıyı bir kat daha artırmış. Elbette ABD karşısında bir galibiyetle başlayabilselerdi kupaya, her şey daha farklı olacak, kimse de kimseye yüklenemeyecekti bu kadar. KısFmet!



Slovenya ABD maçıysa enfes bir maç oldu sahiden.. Benim şimdiye kadar izlediğim en arzulu maçlardan biriydi, iki takım da deliler gibi istedi kazanmayı, Slovenya kazanmaya da çok yaklaştı fakat ABD bırakacak gibi değildi maçı. Tam ben Coniler eve dönsün dediğimde golleri geldi, bir puanı kurtardıklarına üzülerek çıktılar sahadan. Yarım saat daha olsa, oynarlardı şüphesiz!  



Sürprizi bol bir Dünya Kupası izliyoruz, malum. Benim hiçbir zaman favorim olmayan, fakat 2010’da herkesin “fena” desteklediği Almanya da bu sürprizlerden birine imza atarak Sırbistan’a yenilmeyi seçti. Kanımca iyi de yaptı. Ben biraz bu mağlubiyette ilk maçtaki farklı zaferin etkisi olduğunu düşünüyorum.  Gazı “fazladan” alan gençlerin bir nevi duvara toslaması. Dilerim devamı gelsin.


Gana – Avustralya maçı özellikle Galatasaraylılar tarafından beklendi beklendi durdu! Zira Kewell’ın forma giyeceği belli olduktan sonra herkes bir Galatasaray yönetimine dönerek el kol hareketi yapmaya başladı. Bu el kol hareketlerini gören Kewell geri durur mu? O da yaptı da pahalıya mal oldu onunki, erkenden çıktığı odaya geri dönmek zorunda kaldı cancağızım. Seviyorum bu adamı, hırsını da seviyorum, o hırsa kurban olduğu zamanları da seviyorum. İstekli, arzulu oyun sonuç getirmedi, 10 kişi kalan rakibine basa basa bi’ hal olan Gana golü bulamadı, bir maç daha tükendi gitti böylece.


Ah Hollanda! Canım Hollanda! Japonlara karşı dağınık bir futbol oynamasına rağmen kazanmayı beceren Hollanda’m biraz olsun ümitlerimi yeşertti, ilk maçtan çok daha haz veren bir mücadele izledik. E tabi bir de enfes bir gol. Yalnız golden sonra Japonya’nın kalecisinin Jabulani’ye mi kendisine mi küfür ettiğinden çok da emin değilim. Aklınızda bulunsun, Taksim Bambi’ de maç izlemeye kalkarsanız ara ara at yarışlarına “zaplayıp” insanda “tepe tası atması”na yol açıyorlar, kavga falan ediyorsunuz maçın son beş dakikasını izleyebilmek için, haberiniz olsun.


Gecenin maçı. Afrika temsilcisi Kamerun, Danimarka karşısında belki de elinden gelebileceğin en iyisini yaptı. Sadece gol şutlarındaki şanssızlık ve biraz da beceriksizlikleri yüzünden beceremediler galip gelmeyi. Eto’o’nun attığı gole Rommedahl “muh-te-şem” bir golle yanıt verdi ki, gözlerimi kapatıp bir gol düşündüğümde çok az görüntü gelir gözümün önüne, onlardan biri oldu bu gol de, “hayatımın futbol jeneriği”ne girdi. Kamerun da bu maçla kupaya vedasını imzalamış oldu.

Slovakya – Paraguay.. Vallahi sözüm yok. El ele uzansınlar Kuzey sahillerine artık, yazın tadını çıkarsın bunlar. Mümkünse de bi 16 sene görünmesinler kupalarda falan canım. Tamam? Öptüm. Bye! 

18 yorum:

  1. büyüklerin çuvallaması hadisesi fazla olmaya başladı artık. italya da geliyor arkalarından. allahtan bizim oğlanlar çok iyi oynamasalar da, 2 maçta 6 puan çıktı. afellay'a da sevgiler bu arada.

    YanıtlaSil
  2. Kamerun'da Emana, ilk yarı Güiza'lığa soyunmasaydı maçın sonucu çok daha farklı olurdu.

    YanıtlaSil
  3. Açıkçası büyüklerin çuvallaması konusunda katılıyorum sana ama bu bizi çok sürpriz maçlar izlemeye, "enteresan" skorlar görmeye götürebilir. Merakla bekliyorum final maçlarını, tek ve mutlak favoriyle maçları izlemekten iyi değil mi böylesi Lappap? :)

    YanıtlaSil
  4. Melankolikdeli, Emana kadar bir de Webo var orada ki, es geçmek olmaz yani..

    YanıtlaSil
  5. tabii ki daha iyi. ama benim vurgulamak istediğim taraf, hayal kırıklığı. dün sahada ufak bi velet bile "abi bu büyük takımlar niye böyle" diye sordu. tamam, o kadar iyi oyuncu, illa çok iyi takım olmayabilir ama, bu kadar kötü haller de fazla. şili nasıl bak, aslanlar be.

    YanıtlaSil
  6. Şili aslanlar, Uruguay kaplanlar.. Hatta Honduras'ın kalecisini de katarsak panterler!

    Bu "büyüklerin düşüşü" durumu, beni keyiflendiriyor. Sahiden. Nedir bu Brezilya, Almanya, İtalya egemenliği canım?! Hepsini de geçtim, futbolun eksilen bir "yanı" var, o da tutku. Sahada bunu sonuna kadar gösteren takımlar, alabildiklerince yol alsınlar, büyük küçük bakmadan. O arzulu "Coniler" bile kazanabilir yani kupayı, çok da leziz olur.

    Tamam tamam onlarda olmaz pek. Ama Şili alsa fena mıdır? :)

    YanıtlaSil
  7. şili alsa tur atarım ben burda kamyonla. o kadar böyük takım, ekol sıçıp sıvarken adamların yaptığı büyük iş. ama 2. maçı beklemek lazım bi. almanlar bu konuda iyi örnek mesela-gerçi onda da kart faktörü var, neyse.

    valla iyi oynadıkları sürece sorun yok. iyi oynasınlar da, her sene onlardan biri alsın gene razıyım ben.

    YanıtlaSil
  8. kartlar da ayrı bir başlık konusu. çeyrek finallerden sonra silinmesi kararı çıkmış diye okudum bir yerlerde ama bu da mantıksız.. çok ucuz çıkan kartlar bugüne kadar gördüklerimizin yarısı belki de..

    Şili ortak noktasındaysa buluşmak güzel.

    YanıtlaSil
  9. ya hakemler çok kötü. daha 2. maçlar bitmedi ama, maçların çoğuna etki ettiler. bu kadar müdahil etmen olmaları çok sakat. sırf avustralya'nın tur şansını minimuma düşürenler, hakemler.

    şilililer binlerce km ötede kendilerinin şampiyonluğunu isteyen 2 kişi olduğunu bilse, ya fahri vatandaşlık verirler, ya da deli bunlar diyip geçerler herhalde.

    YanıtlaSil
  10. Avustralya maçında Kewell'ın kartıysa bahsettiğin, orada yapacak bir şey yok, karar doğru. Ama Klose'nin ilk sarı kartı da çok ucuz çıkmış bir kart, bu doğrudan etti etti ama nihai sonuca.

    Şili, fahri vatandaşlık verirse "deli" demelerinden daha mutlu edecektir bizi, orası kesin. Buradan da yetkililere sesleniyorum.

    YanıtlaSil
  11. valla kewell konusunda katılamıycam. ki sen de görmüşsündür, bu konuda 2 türlü kararı da savunan çok. klose'ninki var, ilk maçta cahill'e verilen var. bayaa var. tabi mal oyuncuların da etkisi az deil. şu nijeryalı eleman misal.

    bu konuda devletle irtibata geçmeliyiz. "devlet buna bişey yapması lazım."

    YanıtlaSil
  12. Kewell'ın hareketi çok açık bir refleks, o nedenle belki kasıtlı değilmiş gibi hissettiriyor ama kolu da şuttan sonra açılıyor, o da görünüyor sanki.

    Brezilyalı arkadaşlarımı devreye sokacağım bunun için, hiç değilse Şili yakınlarında da çalışmalar başlasın.

    YanıtlaSil
  13. şilililer hispanik asıllı diye yamuk yapmasınlar?

    YanıtlaSil
  14. Bakma, seviyorlar birbirlerini. Yakından biliyorum, emin ol bi' terslik olmaz.

    YanıtlaSil
  15. ouv, o zaman tamam.
    yanlız muhabbet nereye geldi ha.

    YanıtlaSil
  16. :) tabii ki. ama şimdilik bana müsade efenim. size iyi akşamlar. italya da çuvalladı...

    YanıtlaSil
  17. :) Müsade sizin, müsade İtalya'nın efendim. İyi akşamlar.

    YanıtlaSil