13 Haziran 2010 Pazar

Gana'nın Kuyruğu Kopmadı!

Gana, benim gözümde sürpriz bir skorla ayrıldı sahadan. Sırbistan’a –nedendir bilinmez- çok daha fazla güveniyordum Gana’dan, özellikle oyunun genelinde teknik anlamda daha başarılı bir profil çizerler dedim, olmadı.

İki takımda da baskın olarka hissedilen bir şey vardı ki o da bencilliğin ta kendisi. Herkes bir “ben gol atayım” peşinde gezdi durdu, 84’e kadar gol olmaması da bundan belki biraz.

Gana, belki biraz da “evine yakın” olmanın avantajıyla Sırplar’dan daha rahat bir oyun sergiledi. Bu rahatlığı kimi zaman abartıp saçma sapan şut ve top kayıplarıyla taçlandırsalar da, Sırplar’ın o “gergin” havalarından daha izlenir durumdaydılar.

Krasic ise bence Sırbistan’ın ilk maç için en büyük şokuydu. Olabildiğince(!) etkisiz olan gencin yanına bir de şanssız Zigic eklenince işler yoldan çıkmaya yüz tuttu. Hepsinin üzerine bir de Lukovic’in kartını ekleyince, yazık oldu.

Gyan’ın penaltısı, ki çok da haklı olan o penaltı skoru belirledi ama yine de Gyan’ın penaltıdan sonraki şutu gol olmayı çok daha hak eden bir hadiseydi. Lakin olmadı mı olmuyor..

Akşama gözüm Almanlar’da. Kalbim Avustralya’da..

Kendime not: Yıllarca Kingston dedikleri adamın Kingson olduğunu görmek bir nevi aydınlanma..

Ayrıca şu yazının başlığını da "seksi fotoğrafları için tıklayınız haberciliği" tadında attığım için kendimi öpüyorum!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder