31 Mayıs 2010 Pazartesi

Kim demiş?!


Günlerdir tutturdular bir Aykut Kocaman Aykut Kocaman… Sonda söyleyeceğim sözü başta söyleyeyim. İstemiyorum ben. Günlerdir şişirilen “suni Aykut Kocaman özlemi”ni gördükçe daha bir istemiyorum onu takımın başında görmek.

Aç bütün gazeteleri, köşe yazarlarına bir bak, televizyondaki spor programlarına göz gezdir, hepsi aynı şeyi söylüyor. “Daum gidecek, Aykut gelecek, çünkü taraftar böyle istiyor!

Ben ve benim etrafımda ikamet eden herhangi bir taraftarın ağzından bugüne kadar “Aykut da geçse şu takımın başına ne güzel olur” cümlesini ben niye işitmedim acaba? Bunu zerre almıyor bîçare kafam. Bu taraftar bir söz söylüyorsa o da doğru yanlış, ‘Daum gönderilsin’den ibarettir ve bunun arkasından kurulan cümlede Aykut'un adı geçmez. Ha kimin adı geçer? O konuda para konuşur, ben değil.

Bugüne kadar kulübe vermiş oldukları için teşekkürü sonsuz herkesin. Ama iddiam da şu, Oğuz’dan Rıdvan’dan fazlasını veremez Aykut bir teknik direktör olarak bu takıma. “Yabancı” çığırtkanlığı da yapmıyorum hani, bu takımı adam gibi oynatabilecek adam gelsin artık, tükenecek halim kalmadı. Ha bu ismin Aykut Kocaman olduğuna inanıyorsa bu kulüp, peki, o gelsin.

Bu söylence biraz da “kuyruk sıkışması”ndan mıdır bilinmez. Yani taraftar Daum’u istemez, e yönetim de kör değil, görmüştür hataları, eksikleri, Daum yerine biri getirilecektir, yeni bir “yıldız transferi”nden artacak kuruşlarımızı “idareli kullanmamız” gerektir falan filan… Sebebi ne olursa olsun birileri Aykut’u o kulübeye yerleştirecekse, lütfen “taraftar istedi, yaptık”a getirmesin işi. Kamuoyu oluşturmanın da böylesi!

Son sözümü başta söyledim, buyurun bir daha. İstemiyorum ben.

Kendime not: Monolog iyidir. Sağduyu daha iyidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder