5 Mayıs 2010 Çarşamba

Hiç Değilse Yakından Baktın O Alamadığın Kupaya...

Sınav sorusu olarak önümüze gelen bir “öğrenilmiş çaresizlik” var ya hani, Galatasaray’ın Fenerbahçe karşısında kazanamamasına neden olarak gösterilen, işte Galatasaray’ın bu öğrenilmiş çaresizlik sendromu, Türkiye Kupası söz konusu olduğunda Fenerbahçe’de baş gösteriyor. Olmuyor, olamıyor. Futbol böyle, daha çok isteyen kazanır, güzel bir oyunla daha lezzetli kazanır, sen de cânım kaybeden, oturur köşende ağlarsın.

İyi bir Trabzonspor ve vasat bir Fenerbahçe savunması izledik, sahadaki futbol bundan ibaretti işte. Fizik olarak olmasa da belki, kafa olarak daha çok kupaya inanan Trabzonspor’du. Kazanmayı bildiler, hem de üç golle. Yabana atılmaması ve zeka fışkıran bir de Alex golü var tabii, Guiza asistiyle. Asiste vurgu yapıyorum, zira adamın yaptığı tek faydalı iş bu. Öte yandan, su molalarında içtiği su bile zarardır kanımca.

Daum’un oyuncu değişikliği özrü yine gündeme getirilebilir, illa ki içimden geçenleri paylaşmak isterim ama “çizgimden” çıkmak istemiyorum. Bir Denizli maçında “düşün, atın kendinizi, parçalayın, hiç değilse bi penaltı kazanmaya debelenin, alın şu maçı be!” diye çemkirdiğim takıma, bugün de aynı hisle çemkirdim. Ama Guiza’yla bu iş olur değil, Gökhan Ünal desen ilk defa Trabzon karşısına çıkıyor, dizleri titrek… Semih de kenarda otursun senin yanında “Kıristof”.. Nasıl bir sevgi besliyorsun bu çocuğa bilmiyorum ki, ayırmıyorsun dizinin dibinden..

Trabzonspor’a tebrikleri sunmak zamanı şimdi.

Bizimkilerin yolu yine aynı rotaya döndü. Ama şimdi her şey daha zor...

2 yorum:

  1. Türkiye Kupası'nı hiç görmediğini biliyorum. Çünkü yaşın tutmuyor bunun için ahahah. Ama senin için Beşiktaş Müzesi'nin kapısını ardına kadar açtırır ve rakibiniz Beşiktaş iken "teneke", Trabzonspor iken "Türkiye Kupası" diya adlandırdığınız kupayla tanışmanı sağlayabilirim. İstersen dokunabilirsin bile!

    Böylelikle milyonlarca Fenerbahçeli arasında ayrıcalıklı bir taraftar olsun. Bu teklifimi bi' düşün sen ahaha.

    YanıtlaSil
  2. Tanıdıksın, rahat rahat yazıyorum. Ama bil ki, tanıdıksın diye yayınlamıyorum yorumunu :)

    Birincisi kupa ve Fenerbahçe'nin bu kupayı kazanamaması konusundaki fikrim açık ve net yukarıdaki gibi. Bir gün kırılacak şeytanın bacağı da illa ki.. Türkiye Kupası ise Türkiye Kupası'dır, kim kazanırsa kazansın, sadece adından sebep bile olsa. Sen kazanınca "teneke" diyen adamdır tenekenin kendisi. Bu da iki.

    Müzenizi de elbette gezer, üzerine yazı bile yazarım. Kupalarınız? Fotoğraf bile çektiririm onlarla. Lakin unutmayalım, her takımın bir belası var başında; 27 yılını bugün deviren bir kupa belası Fenerbahçe'nin, 27 yıla uzanacakmış gibi duran bir başkan belası Beşiktaş'ın başında örneğin...

    Önce tabaklarımızdaki artıklara bakalım, sonra bakarız birbirimizin tadına ;)

    YanıtlaSil