5 Nisan 2010 Pazartesi

Yunus'a Mektup

Sevgili Yunus,

Sana bu satırları uzandığım yatağımdan yazıyorum. Okursun okumazsın bilemem, sen okurken ben çok uzaklarda mı olurum bilemediğim gibi tıpkı.

Güzel maç olmuş yönettiğin, skoru beni tatmin etti mesela. Arada bir yüklenmiş gençler sana, göbek atmak suretiyle üzerine yürümüşler falan, olsun. Takdir ettim bu "büyükler affeder"(!) duruşunu.

Gerçi bir süre sonra sen de acısını çıkarmışsın sanki çocuklardan, ha Yunus? Bir Kayserisporlu düşmüş, devam demişsin. İkincisi düşmüş, seni kesmemiş bu düşüş, devam bi' daha. Bir Fenerbahçeli, arkasından bir tane daha! Sanırım o sırada bir şiddet yükseldi sende a Yunus? Yahut karıştırdın iki güzide sporu birbirine, bowling'le futbolu mesela? Devrilince adamlar lobut misali, skor tabelası değişmiyor Yunus...

Satırlarımın sonuna gelirken derim ki, düşene el uzatmak iyidir Yunus. Git bi' ilgilen çocuklarla, böylesi bir "kesintisiz futbol aşkı" kaç gencin kariyerini söndürür daha başındayken, haberin var mı senin?

Kalbin gibi bembeyaz bir sayfadan seslendim sana.
Ama kaptan daha yakından seslenmiş gibi benim yerime...

Gözlerinden öperim.

"Ceza Sahasının Dışındaki Dişi"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder