7 Nisan 2010 Çarşamba

Kazanan(?)

İçimdeki ses Bayern kazansın diye dua ediyordu şu eşleşmeyi öğrendiği ilk günden beri. Ama gecenin başı MANU dedi başka bir şey demedi. Sonra? Benim içimdeki sesin kalbi temizmiş!

Hızlı koşan çabuk yorulur demiş atalar. Kimin atası demiş bilemediğim için üzerinde durmuyorum ama kırk yılda bir doğruyu söylüyor bu atalar. Gerçi, eksik kalmış bu söz de biraz, hızlı koşan çabuk yorulur evet. Bir de ayakları dolanır, düşüverir küt diye!

Sen, bam güm öne geç, on dakikada rakibini hem skorun altında ez hem psikolojik olarak göçert... Sonra 10 kişi kal, bir gol ye, ikincisini de ye, derken iyice "guard"ından ol!

İyi oldu. Neden? Çünkü sevmiyorum bu "bayraklı kibir" takımını ve onun burnu büyük havalarını.

Tek korkum, Bayern'in kalecisiydi maçın ikinci yarısında. İlk yarısından bahsetmiyorum, zira o ilk yarıdır bu korkumun sebebi. Bir de tam şahlanmışken oyundan çıkan Robben ve onun yerine giren Altıntop'tan ürktüm, dedim "skoru değiştirirse bu ikisi değiştirir son dakikada", olmadı korktuğum.

Huzurla çalışmaya devam edebilirim, evet.

Kendime not: O taraftarların tribünde tırnak yerkenki hallerini ekranda görünce, kendini gördün değil mi orada? Fark ettim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder