29 Nisan 2010 Perşembe

90 Dakikada Ben de İçime Kapandım!

Santra. Barcelona atağı, aut. Cesar. Top kaybı, Barcelona atağı, Zanetti, korner. Ibra'nın kafası, aut. Cesar. Xavi, Messi, faul. Milito, top kaybı, Barcelona atağı ve gol! Santra, Barcelona atağı ve son düdük.

Asıl, Şampiyonlar Ligi yarı finalinde futbolsevere böyle maç izletenin kendisi düdük!

Aranızda akşamın maçını izlemeyen varsa, yok yere dert edinmesin kendine, anlattığım gibi oldu her şey.

90 dakika defans yapan Inter'e karşı, ne hikmetse üçüncü viteste takılı kalan bir Barcelona!

Hakkını yememek lazım adamların şimdi, enfes bir "kapanım" sergilediler, biz açılımlara boğulmuşken, gözümüz gönlümüz daraldı sayelerinde! "Ne top ne adam geçer" felsefesini benimseyen Jose'nin gençleri, 90 dakika boyunca amaçlarına ulaşmak için ter döktüler. “İlk maç skorunun üzerine yatmak” olarak da adlandırmakta beis görmediğim bir “ter dökmek” ya böylesi, neyse. Çok söz söylenir bu “kıt” kafalara da… Susuyorum ben.

Barcelona geldi geldi geldi, gelemedi sonuç itibariyle. Ibrahimovic konusunda bugüne kadar söylediğim her ne ise, bu maçta da onu tekrarlamaktan bana sıkıntı geldi, benden başka kimseye uğramıyor o sıkıntı, ona yanıyorum! Bu adam, ol-maz! Bu adamın futbol zekası yok, “denk gelme”leri var. Ha bunu dedim diye, tefe koyacaklar çıkacaktır aranızdan, buyursunlar. Yalnız tefe koyarken bi’ zahmet “kadınların hamamda bayılma performansları”nı da sergilerlerse bahtiyar olurum.

Bayern, hadi göster kendini canım şimdi!

Kendime not: Çoktandır ihmal etmişim kendime laflar hazırlamayı el aleme konuşmaktan.. Pep için çıkar o hırkayı dedim dedim, çıkardı. Çıkarmamakta haklıymış bunca zaman. Giy sen onu yiğidim!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder