22 Nisan 2010 Perşembe

10'a 10, 93'te biter!

Ben boşuna demiyorum Fransa ligini izlemem diye. Ama yok, onlar n'apıyorlar, tutup benim zerre tat almadığım ligden adamları Şampiyonlar Ligi'ne getiriyorlar, gözüme gözüme sokuyorlar!

Ev sahibi Bayern, maça ağırlığını koyacağını dakika bir, gösterdi. "Lyon buralara nasıl gelmiş olabilir" dedirtti yanımda oturanlara. Ribery'nin kırmızı kartı haklıdır haksızdıra girmeyeceğim ama "tüh, Bayern işi zora soktu" derken, daha sonrasında "hayırlı" olduğunu gösterdi bu kart. Hah sıkıntı sonraki maçlar için olacaktır illa ki. Önce rövanş için tabii.

11-10 devam eden bu maçta o bi kişinin eksikliğini bir türlü fırsata çeviremeyen Lyon, beceriksizliğine yanadursun, bir defa bile taraftarını zıplatacak bir eyleme giremedi. Bu arada eksik Bayern, dan-dun tabir ettiğimiz bir futbolla da olsa yoklama derdindeydi Lyon kalesini.

Robben atarsa atar, gerisi ninja kaplumbağalar dedim babama dönüp. Hele o Müller! İçinde bir Güiza besliyormuş senelerdir de çıkarması bu maça kısmetmiş onun, ben gördüm!

Lyon da 54. dakikada 10 kişi kalınca şartlar eşit oldu gibi olsa da aslında Bayern öne geçti ve bunu da yaklaşık on dakika sonra Robben'in "kendim ettim kendim buldum" golüyle taçlandırdı.

Louis van Gaal ve Robben arasındaki "gerginlik" ise bugüne kadar olan "oyuncu değişikliği arızaları" arasında pek ilginçlerindendi doğrusu. van Gaal de Müller gibi, içindeki Yılmaz Vural'ı çıkardı demek yanlış olmaz sanki..

Bugüne dair bir önemli not da Ceza Sahasının Dışı için;

Yakında buralarda spor dünyasının içinden, dışından, kıyısından "güzel insanlarla" yapılmış söyleşiler olacak. O söyleşilerin ilki, bugün gerçekleşti ve Pazartesi gözler önündeki yerini alacak, haberiniz ola!

Cümle aleme not: Bu Lyon elensin!

2 yorum:

  1. lyon'u eleyemeyip, buralara kadar getirtenler utansın (:

    YanıtlaSil
  2. Bunu da söylemedim değil ama zararın neresinden dönülse kar! :)

    YanıtlaSil