27 Mart 2010 Cumartesi

Metroda Bir Osman Tanburacı!

Bugün enteresan bir gün oldu, bol koşturmacalı bir gün. Baksanıza, saat 3 olmuş ben ancak yazabiliyorum!

Metrodayım, akşamüzeri. İstikamet Taksim. Üç genç bindi metroya, ellerinde GS Store poşetleri, boyunlarında belli ki taze atkıları. Boşalan yan koltuğuma, biri gelip oturdu. Ben de bir yandan gençlere bakıyorum, gençler benim yanımdaki adama bakıyor. Adam bir anda ağzını açıyor: “Aldınız mı bilet?” Gençlerden anında cevap, “aldık abi

Ses tanıdık, bir de dönüyorum ki Osman Tanburacı!

Gülümsüyorum. Çocuklar “abi fotoğraf çektirsek bulmuşken” diyorlar, geri çevirmiyor, ben kadraja girmekten kaçıyorum. İki üç fotoğraf çekildikten sonra bana dönüp elimdeki cep telefonuna gönderme yaparak, “sen de mi çektireceksin?” diyor, sataşmak için biraz da. “Hayır ben çektirmeyeceğim” diyorum, gülüşüyoruz. Bir iki sohbet açıcı konuşmanın ardından laf bloglara, buraya geliyor. Şaşırıyor, “futbol yazmak nereden çıktı?” diyor, dişiliğime konduramıyor anlaşılan. Kombineli bir taraftar olmaktan bahsediyorum, bir Fenerbahçeli olmaktan. “Oo uzak duralım o zaman!” diyor. Gülüşüyoruz yine.

E nolur peki maç?” diyor. “İyi olmadı bizim için geçen hafta kaybetmeniz, farklı bir motivasyon sağlayacak bu” diyorum, "haklısın" diyor. İnanmıyor Galatasaray’ın kazanacağına. Değişmiyor bu senelerdir diyor, şaşırıyorum. “Orası Sami Yen, kestirip atmamak lazım, kazanacaksınız bence” diyorum, biraz da nezaketen! "Rijkaard’a söyleyeceğim, maçtan önceki son çalışmada takımın yarısına sarı-lacivert forma giydirsin de fobilerini yensin bizimkiler" diyor, daha çok gülüşüyoruz.

Söz en son Aziz Yıldırım’a geliyor, “Sadece başkanlık yapsa keşke” diyor. Bu sıralar ben de doluyum birçok konuda, ben de ona haklı olduğunu söylüyorum. “Ceza sahasının dışı” diye tekrarlıyor biricik blogumun adını. İyi akşamlar dileyip vedalaşıyoruz. Enteresan günün en enteresan sohbeti de sona eriyor böylece benim için yürüyen merdivenler üzerinde.

İBB: 2 - Bursaspor: 1

İBB – Bursaspor maçını izliyorum sonra Nevizade’de arkadaşlarla, çok söz söylemeyeceğim maç hakkında. Bir şehir takımının deplasmanda böyle “akın akın” destek gördüğünü görmeyeli epey(!) olmuş. Gözüm gönlüm açıldı. Öte yandan bu sezon izlediğim “en didişmeli” maçtı bu diyebilirim. Sanki, kazanan şampiyon olacakmış gibi bir hava vardı maç boyunca, tat aldığımı söylemeliyim!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder